Yüzde 80 Negatif Hacim: Brief'te 'Ne İstemiyorum' Demenin Matematiksel Gücü
Yıllarca yazarlara sayfalarca 'şunu yapın' listesi gönderdim ve hep birbirine benzeyen, ruhsuz metinler aldım. Sonra brief'in %80'ini 'ne yazılmayacak' listesine çevirdim.

Yükleniyor...
Yıllarca yazarlara sayfalarca 'şunu yapın' listesi gönderdim ve hep birbirine benzeyen, ruhsuz metinler aldım. Sonra brief'in %80'ini 'ne yazılmayacak' listesine çevirdim.
Yıllarca içerik ekiplerine sayfalarca süren, madde madde "şunu yapın", "bu konuya değinin", "mutlaka şu tonu yakalayın" diyen brief'ler yazdım. Sonuç hep aynıydı: Teknik olarak her isteğimi yerine getiren ama ruhsuz, birbirinin kopyası metinler. Yazarlar, benim çizdiğim o dar koridorda yürümeye çalışırken kendi seslerini kaybediyorlardı.
Sonra bir gün tam tersini denemeye karar verdim. Brief'in yüzde 80'ini "ne yazılmayacak" listesine çevirdim.
Bir yazara "Metin coşkulu olsun, müşteri odaklı olsun, yenilikçi olduğumuzu vurgulasın" dediğinizde, yazarın zihni bu kelimelerin sektördeki en klişe karşılıklarına gider. Çünkü pozitif kısıtlamalar bir hedef gösterir ve o hedefe giden en kısa yol genellikle daha önce binlerce kez yürünmüş, asfalttan bir yoldur.
Bunun yerine "Sektördeki diğer firmalar gibi 'lider', 'öncü' kelimelerini kullanmayın. Metin kesinlikle didaktik olmasın. Okuyucuya ne yapması gerektiğini söylemeyin" dediğimde işler değişti.
Yaratıcılık üzerine yapılan psikolojik araştırmalar tam olarak bunu doğruluyor: Negatif kısıtlamalar yoluyla iyi tanımlanmış sınırların, bilişsel aşırı yükü azaltarak yaratıcı problem çözmeyi aslında artırdığını gösteriyor. Yazar, ne yapmaması gerektiğini bildiğinde, geriye kalan devasa oyun alanında kendini güvende hissediyor ve risk alabiliyor.
Negatif brief yazmak, "şunu yapma" demekten ibaret değildir. Mikrotaktik düzeyde netlik gerektirir. Örneğin, bir ürün lansmanı için brief veriyorsanız, makro bir "sıkıcı olmayın" uyarısı yerine mikro bir "ürünün teknik özelliklerini madde imleriyle sıralamayın" kuralı koymalısınız.
Ancak bu yöntemi ilk uygulamaya başladığımızda büyük bir hata yaptık. Sadece negatif kurallardan oluşan, hiçbir yönlendirici amacı olmayan bir brief şablonu denedik. Yazarlara yirmi maddelik bir "yasaklar listesi" gönderdik. Sonuç felaketti. Yazar ekibi felç oldu. Metinler gelmedi, gelenler ise aşırı temkinli, korkak metinlerdi. Negatif kuralları cezalandırıcı bir tonda ve çok fazla sayıda verdiğinizde, yazarlar yaratıcı riskler almak yerine sadece hata yapmaktan kaçınmaya odaklanıyor. Bu, yazara geniş bir oyun alanı bırakma hedefimizle tamamen çelişen bir "deli gömleği" etkisi yarattı.
Şu koşulda şu çalışır: Negatif kısıtlamalar, ancak hedefin ne olduğu (amacın kendisi) tek bir net cümleyle verildikten sonra işe yarar. Amacı verirsiniz, sonra o amaca giden yoldaki mayınları işaretlersiniz. Yazar, mayınsız bölgelerde istediği gibi koşabilir. Harvard Business Review gibi yayınlarda da sıkça tartışıldığı gibi, neyden kaçınılacağını bilmek inovatif düşünceyi tetikliyor ve projenin kapsam dışına çıkmasını engelliyor.
Atölye Kuralı: Bir sonraki brief'inizde şu formülü uygulayın: Her bir "şunu yap" kuralına karşılık, en az iki "şunu kesinlikle yapma" kuralı ekleyin. Yazarınıza ne yapması gerektiğini dikte etmek yerine, ne yapmaması gerektiğini söyleyerek ona kendi sesini bulabileceği bir boşluk bırakın.
Hafta 28 · İlk Cümlede Gizem Kasmak: Giriş Paragrafını Netleştiren Pratik Formül
Giriş Paragrafında Gizem Kasmak: %60 Hemen Çıkma Oranının Arkasındaki 'Sinsi Giriş' Hatası
Yıllarca giriş paragrafını edebi bir bulmaca gibi yazdım; okuyucunun merakını cezbedeceğimi sanıyordum. Meğer daha ilk 5 saniyede okuyucuların %60'ından fazlasını kapıdan kovuyormuşum.